23 Ekim 2009 Cuma

ÇİLELİ DOĞMUŞUM.....

Çilekeşim diye seviyorsun beni....Şu kahrı senden başkası çekmez diyorsun....Yaşasın be...Boynuma asılan yaftanın güzelliğine bakın....Ömür boyu bir kelimenin içine hapsedilmişlik...Harika.

Her ne kadar bizde buna ' enayilik ' dense de ..Öyle dedin, öyle olsun diyemeyeceğim...Boğuluyorum artık.Yerle bir etmek istiyorum bu kahrolası ,bu çirkin,bu yapışkan sözü.

Ben yerle bir olmadan önce!!!!!

22 Ekim 2009 Perşembe

HAYIR-DIR.....

Yaşantımın çok büyük bir kısmı HAYIR kelimesiyle geçti.Kelime demek bir yanılgı olur aslında.Başlıbaşına koca bir cümle bu.

Her defasında olduğum yerde çakılıp kalmama neden olan bir cümle....Ne çok duydum da ne az direndim....O yüzden yaşantımın yaşanmamış kısımları ne büyük eksiklik yarattı..

Bir de işin ilginç bir tarafı var ki!!!Böylesine çok duyduğum bu sözü söylemeyi nedense öğrenemedim.Aman birileri kırılmasın telaşından HAYIR diyemedim çoğu kez.

Geç kalmış mıyımdır acaba yapbozun kayıp parçalarını bulmaya???Sevgi ve hoşgörü kelebeği olmakan vazgeçip te biraz bencil olabilir miyim ?

HAYIRlara direnip,HAYIR demeyi öğrendiğimde eminim çok şey değişecek.

Eeeee...Ne diyeyim ;bu yazımız da HAYIRLARA VESİLE OLSUN......

21 Ekim 2009 Çarşamba

G E C E - L İ K

Gecenin sersem bir saatiydi...Yatağım,yastığım ve yorganımın koruyuculuğuna bürünmüş yatarken,öfkeden mi üzüntüden mi pek te belli olmayan bir şekilde ağlayıverdim.

Gözyaşlarım süzülüp kulağımın içine akınca da ürperdim.İşte tam o anda çıtır çıtır bir simit kokusu geldi burnuma...


Yani gece gece olacak iş değil...Derken saklayacak yer bulamadığım için yırtıp atmak zorunda kaldığım günlüklerim zihnimi kurcalamaya başladı.Ah o koca pişmanlık.Yazmak istedim yeniden.


Buraya geldim...Hem özgürce yazıp,hem de özgürce saklanabilirim diye....

İçimi dökmek için buradayım....Okumak size kalmış,birşeyler söylemek te sizin bileceğiniz birşey...Ben kendim için burdayım.

Gece,simit kokusu ve günlüğüm....İşte bugünün etiketleri....
Ya da gecenin :))